Ünlü isimler, güzellik ritüelleriyle dikkat çekiyor. Nurgül Yeşilçay, "Saçlarını çok sık yıkayan biri değilim. Kendi yağı da lazım saça. Bu yüzden bazen 5 günde bir yıkarım. Bazen de 1 hafta sonra" dedi.
İstanbul'un meşhur lezzet durakları
İstanbul'da lezzetli yemekler yiyebileceğiniz 11 farklı mekanİstanbul'da nerede yemek yenir?.
Merkez Bankası faiz kararı belli oldu.
Daha önce Faiz yüzde 8,5'ten yüzde 50'ye yükseltilmişti.
Sokak Modası
Enteresan sokak modası örnekleri.
Evde oturarak para kazanabilirsiniz.
Evden çalışarak para kazanabileceğiniz Home Office seçenekleri
Emekli maaşına en yüksek promosyon ödeyen banka.
Geim sıkıntısı çeken emekliler en yüksek promosyon veren bankayı araştırıyor.
Ünlü isimlerden güzellik ritüelleri.
Ünlü isimler, güzellik ritüelleriyle dikkat çekiyor. Nurgül Yeşilçay, "Saçlarını çok sık yıkayan biri değilim. Kendi yağı da lazım saça. Bu yüzden bazen 5 günde bir yıkarım. Bazen de 1 hafta sonra" dedi.
Burcu Esmersoy transparan file üstüne ceket foto galeri
Neslihan Atagül mini elbisesi ve tarzı ile dikkat çekti.
Amerika'nın en zengin ünlü kadınları.
ABD merkezli Forbes dergisi, Amerika'nın en zengin kadınlarını açıkladı. Girişimleri ve sektördeki başarılarıyla 'kendini yoktan var eden' kadınları sıralayan Forbes'un listesinde Kylie Jenner'ın 6. kez üst üste yer alması dikkat çekti.
Renaissance adlı dünya turnesiyle şu sıralar hayranlarıyla buluşan Beyonce, listede 48. sırada. Forbes'a göre şarkıcının toplam geliri 540 milyon dolar.
Diğer ünlü kadınlar tam listesi İşte Detaylar
Otuz yaşına kadar ateistmiş!
Hürriyet Gazaetesinden Ömür Gedik'in sorularını cevaplayan Peker Açıkalın, uzun zaman sonra hayatını anlattı.
Ömür Gedik'in Röportajı:
Başrolünü oynadığın “Gülcemal” vizyona girdi. Gişesi bol olsun dedikten sonra sormak istiyorum, komedi filmlerinin yılında mıyız sence?
- Toplum, morali bozuk olduğu zaman kendini siyasetten spora, spordan sanata atma ihtiyacı hissediyor. Sanat da bu açıdan Türk halkının çok uzak olmadığı bir platform. Özellikle sinema...
Neden özellikle sinema?
- Çünkü Türk insanı her zaman Türk sinemasına saygı duymuş, salonları doldurmuş bir kitle.
Biraz geçmişe dönelim... Gaffur senin efsanevi karakterlerinden. Onun çıkış noktası neydi?
- Ben askerliğimi Foça Dağ Komando Okulu’nda, Güneydoğulu askerlerin eğitmeni olarak yaptım. Dört yıl sürdü. Bu eğitim şınav ya da barfiks çekmek değildi; resim, kitap, müzikle yapılan bir eğitimdi. Her hafta sonu orada o çocuklarla takılıyordum ve hepsinin ne kadar doğal, ne kadar bizden olduğunu fark ettim.
Gaffur nereli?
- Gaffur, Türk... Erzurumlular Erzurumlu diyor, Erzincanlılar Erzincanlı, Niğdeliler Niğdeli. Güneydoğu’ya gittiğimde de herkes “Sen bizdensin” diyor. Gülcemal de aslında böyle bir tip. Köylü bir adamken miras kalıyor, şehre geliyor, bir avukatın yönlendirmesiyle holdingin başına geçiyor ama köyünü ve sevgilisini unutmuyor. Film bu, gayet basit.
Plan yapar mısın yoksa akışına mı bırakırsın hayatı?
- Ben 1988 yılında tüm tiyatro yaşamımı kamera karşısında geçirdim. 1994’te tiyatroyu bıraktım, 2000’den sonra filme başlayacağım dedim ve 19. filmimi çekip tamamladım. Planlıydı her şeyim.
Enerjisi yüksek bir adamsın. Sana ayak uydurmak zor olmalı.
- Ben 51 yaşındayım ama DNA yaşım 24. Beyin yaşı olarak da belki 14... Enerjimi tam yansıttığımda insanlar “Allah’ım bu adam acaba çılgın mı? Yoksa agresif mi, psikopat mı?” diye düşünüyor.
Bazen de fazlasıyla agresif olarak algılanıyorsun.
- Umurumda değil. Bu yolda ilerlemek ve bitirmek istiyorum sanat yaşamımı. İstanbul’dan ayrıldım bile. Sapanca’da kendime bir çiftlik yaptım.
Üç kardeşmişsiniz ve aralarında en afacanı senmişsin. Neler hatırlıyorsun çocukluğundan?
- Evet, üç kardeşiz. En ufak benim. Abim, ablam, ben... Küçüklüğümü net hatırlıyorum; 2,5 yaşında ormana kaçıp bir köpek kulübesine gizlendiğimi, ağaçlara tırmandığımı, ormanda kaybolduğumu... Saykodelik şeyler de vardı.
Ne mesela?
- 10-11 yaşında çıkardım evden, bir trene binerdim. Bir tünelin son ya da ilk istasyonda iner, tünelde trene karşı yürürdüm.
Batıl inançların var mı?
- Yok. Kaldı ki ben 30 yaşıma kadar ateisttim.
Ne değiştirdi seni?
- 30 yaşımdan sonra, bir anda doğanın bana fısıldayan bir varlık olduğunu keşfettim. Ve dedim ki “Bunun bir sebebi olması lazım”... Oturup İncil’i okudum, arkasından Tevrat’ı ve Kuran’ı... Gerçekten Kuran’a gönülden inandım.
Zor günler, ciddi ameliyatlar geçirdin. Nasıl şimdi sağlığın?
- 15 gün oldu yoğun bakımdan çıkalı. Bütün vücudum delik şu an... 300 dikiş var vücudumda.
İlki kalp kriziydi, ya ikincisi?
- Kalp krizi de değil. Bir mitral kapak operasyonuydu. Filmi çekmeden önce girecektim ameliyata ama bekledim. Filmi çektim, ondan sonra gittim hastaneye.
Ama 2011’deki kalp kriziydi...
- Evet, 2011’de kalp krizi geçirdim, ex oldum. İlk ex’im 19-20 saniye olmuş, ikincisi 1 dakikayı geçerken geri döndürmüşler. Ondan sonra kalp pili takıldı.
Ne değişti ondan sonra hayatında?
- Bunun cevabı yok. Sadece uyandığının ilk 3-4 saniyesi farklıydı.
Ne oluyor o anda?
- Merhaba diyorsun. İnanamıyorsun yani. Allah kimsenin başına vermesin.
Aklıma geldi, sen bir ara İzmir’den milletvekili adayı olmuştun... Vaz mı geçtin siyasete atılmaktan?
- Yok. Aslında yine istedim seçimlere katılmayı ama doktorlarım izin vermedi.
Nasıl değerlendiriyorsun sanatçıların politikaya soyunmasını?
- Söyleyecek sözü olan herkesin siyasete girme hakkı vardır. 555 tane nur topu gibi milletvekilimiz var, 550 tane de sözü olacak insan çıksın da bir sanatçı meclisi oluşsun. Ona da Başbakan seçilsin. Somut şeyler sunsunlar bakalım insanlara.
Artık telefon bile taşımadığını biliyorum ama yine de soracağım, sosyal medyayla aran nasıl?
- İnternete daha hayatımda girmedim. Teknoloji özürlüyüm ama bundan dolayı da mutluyum. Çünkü boş zamanlarımda resim yapıyorum. Canım sıkıldığında senaryo yazıyorum. Killi toprak bulduğumda heykel yapıyorum.
Çocuklar kaç yaşında oldu?
- 14 oldu Şeker... Yakut da 8 yaşında.
Nasıl bir babasın?
- Çok kral bir babayım. Gece 11 de giderim, çocuklarıma waffle alır gelirim. Yeter ki istesinler.
Seninle mi yaşıyorlar?
- Genelde benimle... Ama yaşları itibariyle annelerine gitmeleri gereken yaştalar. O konuda bir sorun yaşamıyoruz.
Niran’la (Ünsal) o sorunlu dönemi atlattınız mı yani?
- Adliye koridorlarında iki sanatçı olduğumuz için çok üstümüze geldiler. Yoksa Niran’ın da benim de bir suçumuz yok. Çocuğumuz ortada kalmadı sonuçta. Aslan gibi büyüttük.
Peker bu saçlar neden hep böyle?
- Pis mi?
Hayır... Uzun, asimetrik.
- Ben devamlı saçları uzun yaşayan bir adamım. Aşığım abi, uzun saç insanı gizliyor.
Yaptığın en büyük çılgınlık?
- Geçen ay şunu yaptım; Olimpos’ta bir Zeus çukuru vardır. O çukurun üzerine doğru bir sandal ağacı eğilir. Aşağısı 150 metre. Oraya hamak kurdum, bir gece orada uyudum.
Ya düşsen uykunda?
- Yok, bağladım canım kendimi... Her yerim aparat zaten. Aparatsız dolaşmam, muhakkak bağlanırım.
Ne işin vardı orada?
- Sevgilimle kavga ettim. Çektim gittim. Yağmurlu da bir geceydi. Sırılsıklam oldum.
Kıskanç mısın sen?
- Çok. Her Türk kırosu gibi (gülüyor)... Yanlış anlaşılmasın da çok terbiyesiz ve arsız bir toplumda yaşıyoruz aslında. Güzel her kadına Türk erkeğinin bakış açısı çok hödükçe, çok belden aşağı. Hani örf adet gelenek, annelerimiz, bacılarımız nerede? Sevgilimi alıp bir yere gittiğimde, sevgilime birinin baktığını hissedersem kötü...
Kafa göz girerim demeyeceksin herhalde!
- Yok onu yapmam.
Hürriyet
Rita Ora da ne oluyor?
Çekimde 8 bin TL değerinde Off White marka, belden oturtmalı mavi blazer bir ceket giyen seksi şarkıcı, yine aynı markaya ait, 6 bin TL’lik gri ekoseli bir çizme giydi.
Özge Ulusoy'un hissetmek istediği tek şey ne?
Uzatmalı sevgilisi Hacı Sabancı’dan ayrıldıktan sonra kendisini işlerine veren ancak buna rağmen adı farklı isimlerle aşk dedikodularına karışan Özge Ulusoy, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla istediği tek şeyin huzur olduğunu söyledi.
Kısa bir süre öncesine kadar adı Arda Turan’la anılan ancak bu aşk iddialarıyla ilgili resmi bir yalanlama yapmayan Ulusoy, hesabından yaz aylarında çekilmiş bir fotoğrafını paylaştı.
Bir moda çekimi olması muhtemel olan görüntüde Özge Ulusoy üzerinde bir bikiniyle otururken görülüyor. Başarılı manken gözünün kapalı göründüğü bu fotoğrafı: “Wallpaperımdan da anlaşılacağı üzere hissetmek istediğim tek şey huzur” notuyla paylaştı.
Rihanna Türk bayrağını göğsünde taşıdı
Dünyaca ünlü şarkıcı Rihanna, Hong Kong’a yola çıkmak üzere Londra’daki otelinden ayrılırken üzerindeki kıyafetle ilgi odağı olmayı başardı.
25 yaşındaki şarkıcı, otel önünde bekleyen kalabalığı üzerinde ülke bayrakları bulunan bol bir pantolon ve tişörtle karşıladı. Türk bayrağının olduğu kısmın ünlü şarkıcının göğsüne denk gelmesi ise dikkat çekti.
Rihanna, fotoğrafı Instagram’da hayranlarıyla paylaşmayı ihmal etmedi.
posta
Ayşe Arman "Kızıma or.spu muamelesi yapamam"
Köşe yazısının en can alıcı ve siyasi mesaj içermeyen yerini alıntı yapıyorum ki, okuyan ziyaretçilerimiz ana fikrini anlayabilsin. Okuyun, hak vereceksiniz…
İki gündür kürtaj üzerine yazdığım yazılardan sonra, posta kutuma şöyle bir mail düştü. Bir muhafazakâr beyefendi, bundan böyle bu ülkede maddeler halinde nasıl yaşanılması gerektiğinin tarifini yapmış.
1- Kadınların, sokakta alabildiğince kendilerini teşhir etmelerine karşıyız.
Ben değilim! Bunu savunan insanların “teşhir”den ne anladığını bilmiyorum, bilmek de istemiyorum. Önümüz yaz, şortumu da giyerim, yırtmaçlı eteğimi de, askılı elbisemi de, bikinimi de, mayomu da… Seksi ve güzel görünmenin ahlaksız bir davranış olduğunu düşünmüyorum. Ahlak da, benim ahlakım. Bir tek kocamı ilgilendirir, hiç kimseye laf düşmez. Ama artık inanıyorum ki, giderek günün birinde ne giyeceğimize de karar verecekler!
2- Tıbbi gereklilik dışında kürtaja karşıyız.
Buyurmuş mail atan beyefendi… Ben değilim. 18 yaşında kız hamile kalmışsa, o çocuğu doğurmama hakkı var. “Hata” yapmış. Öyle ya da böyle sevişmiş sevgilisiyle ama hazır değil o çocuğu doğurmaya… Bunun adı “hata”dır, “cinayet” değil, bal gibi kürtaj olur. Ve ben onun annesiysem, kızıma orospu muamelesi yapmam, ona yardımcı olurum, daha kendisi çocuk olan kızımı, o bebeği doğurmaya zorlamam. Tecavüze uğrayan genç bir insana da, “Doğuracaksın!” demem. Kendini hazır hissetmeyen hiçbir kadına demem. Ve eğer hastaneye götüremeyeceksem, o zaman yasadışı bir şekilde muayenehaneye götürürüm, hiç de çekinmem. Beni yasak işler yapmaya mecbur ederseniz yaparım. Lanet ederim ama yaparım, çocuğum her şeyden değerli. Onu fişlemenizi de istemem, TC kimlik numarası da vermem. Beyefendinin hayal ettiği Türkiye’ye bakar mısınız?
Ensest ilişkiler, homoseksüellik ve benzeri sapkınlıkların arka planı araştırılmalı, analiz edilmeli.
Hülya Avşar'ın ayrılık nedeni ortaya çıktı!
Hülya Avşar'ın ayrılık nedeni ortaya çıktı!
Akşam'dan Emrah Akçaay'ın haberine göre; Yeni sezon öncesi ‘O Ses Türkiye’de jüri değişikliğine giden Acun Ilıcalı, üç yıl birlikte çalıştığı Hülya Avşar’ın yerine Ebru Gündeş’le el sıkışmıştı. Avşar’ın bu beklenmedik ayrılıktan hoşnut olmadığı ve ikilinin arasının açıldığı iddia edilmişti. Ve herkesi ters köşeye yatıran açıklama Acun Ilıcalı’dan geldi. Ilıcalı, ‘Hülya Avşar Show’u yeniden hayata geçireceklerini, yapımcılığını da kendisinin üstleneceğini belirterek, “Türkiye’de talk show programı yapacak enerjiye sahip tek kadın Hülya Avşar’dır” dedi.
ÜÇ KANAL KAPIŞIYOR
Hülya Avşar Show daha önce; SHOW TV (1996-2002), Kanal D (2002-2004), TGRT (2006) ve TNT (2011) ekranlarında izleyiciyle buluşmuştu. Aralarında SHOW TV ve Star TV’nin de olduğu üç kanalın, yapımın peşinde olduğu iddia ediliyor.
Akşam / Emrah Akçaay
Onur kırıcı ama komik!
Gözaltına alındıktan sonra serbest kalan oyuncu Sarp Apak'tan hayranlarına üstü kapalı sitem..
Narkotik operasyonu kapsamında gözaltına alınan ve önceki gün serbest bırakılan Sarp Apak, Twitter'da teşekkür mesajı yayınlandı.Apak sayfasına "Destekleriniz için çok teşekkür ederim dostlar. Hepimize iyi bayramlar. Not: Şakaları okuyorum. Bazıları kırıcı ama komik... " notunu düştü.
Oyuncu Hakan Yılmaz da serbest bırakıldıktan bir gün sonra Twitter sayfasına " Desteğiniz için çok teşekkür ederim. Arkadaşlar hepinize iyi bayramlar :)" notunu düştü




















